Neden bahsettiğim aslında tam olarak Sünger Bob'un sert yanı bölümünde anlatılmış. Tamamen iyi niyetten hayır diyemediğim ama vaktimi, maddi ve manevi şeyleri çalan bir sürü olay ile karşı karşıyayım. Bugün maddi şeylerden bahsedeceğim. Duygu sömürücülüğü belki başka bir gün.
Sırtından geçinmek deyimindeki sırtından geçinilen kişi tam olarak benim. Herkes bununla ilgili bir takım şeyler yaşamıştır çocukken bile. Ama ben bu aralar o kadar çok karşılaşıyorum ki sadece kendime kızıyorum. Ertesi gün yine herkese eevet, tabi, aa bende vaar, tabi ki alabilirsin gibi şeyler söylüyorum. Sonra da şöyle diyaloglar yaşıyorum:
-Babaaa bana şemsiye alır mısın bugün?
-Kızım senin şemsiyen yok mu?
-Vaaar. Arkadaş istedi ona verdim de hala getirmedi...
-Aşkım aşkım aşkım watsons a gitmemiz gerek.
-Hayır her şeyin var gereksiz şeyler alma.
-Ya asetonumu İrem aldı isteyemiyorum geri...
-Gülereeeek! Seni arıyorum neden açmıyorsun?
-Telefonumu..... Yok canım o kadar da değil :)
Bu gibi şeylerle kaybolan kitaplar, kırılan şemsiyeler, biten dökülen makyaj malzemeleri, çizilen elektronik eşyalar, üstüne yatılan paralar vb var.
Tabi ki birbirimizden ödünç aldığımız şeyler olacak. Ama bunların da bir usulü olmalı.
Zarar verildiğinde telafi edilmeli özür dilenmeli.
Her keyfi ihtiyaçta kapılar yüzsüzce çalınmamalı.
Verilen zarardan haberimiz yokmuş havası olmamalı yüzümüz kızarmalı.
Acaba aldığımız kişinin kendi eşyası ona lazım olur mu işim bitince hemen götüreyim denmeli.
İçten teşekkür edilmeli ya. Hıı ay çok saol ile geçiştirilmemeli.
Ben teşekkür ve özrü bilen güler yüzlü ilişkilerin farklı olduğuna inananlardanım. Ama hayır diyememenin de zararını çok gördüm.Kendime ve sevdiklerime bu gibi şeylerin yaşanmadığı günler diliyorum.
Sevgiler.
-Henry neden buradasin?
YanıtlaSil-Waldo neden burada değilsin?